Dolarda 8 Yıl Sonra Dikkat Çeken Zayıflık: Küresel Piyasalarda Kritik Süreç

Dolarda 8 Yıl Sonra Dikkat Çeken Zayıflık: Küresel Piyasalarda Kritik Süreç

ABD Merkez Bankası’nda (Fed) yaklaşan başkanlık değişimi ve para politikasına ilişkin artan belirsizlikler, doların küresel piyasalardaki seyrini baskı altına aldı. Yatırımcılar, yeni Fed yönetiminin faiz politikasına dair vereceği mesajlara odaklanırken, doların özellikle euro karşısındaki performansı dikkat çekiyor.

Dolar endeksi, Fed yönetimindeki belirsizliklerin etkisiyle 2017’den bu yana en zayıf yıllık performansına doğru ilerliyor. Piyasalarda, yeni Fed başkanının daha hızlı ve agresif faiz indirimlerine yönelebileceği beklentisi, dolar üzerindeki baskının devam edebileceği görüşünü güçlendiriyor.

Bloomberg spot dolar endeksi yıl başından bu yana yüzde 8,1 değer kaybederken, euro/dolar paritesi aynı dönemde yüzde 13,4 oranında yükseldi. Nisan ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın “Kurtuluş Günü” olarak adlandırdığı yeni gümrük tarifelerinin ardından sert değer kaybı yaşayan dolar, Beyaz Saray’dan daha güvercin bir Fed başkanı atanması yönündeki mesajlarla birlikte kalıcı bir zayıflık sürecine girdi.

Fed Başkanlığı Belirsizliği Ön Planda

Nomura Döviz Stratejisti Yusuke Miyairi, doların yönü açısından Fed yönetiminin belirleyici olacağını vurgulayarak, yılın ilk çeyreğinde piyasaların asıl odağının Jerome Powell sonrası dönemin olacağını ifade etti. Miyairi’ye göre, Ocak ve mart toplantılarından çok, Fed’in başına kimin geçeceği doların kaderini şekillendirecek.

Faiz Beklentileri Doları Baskılıyor

Piyasalarda gelecek yıl için en az iki faiz indirimi beklentisi fiyatlanırken, ABD para politikasının bazı gelişmiş ülkelerden ayrışması doların cazibesini azaltıyor. Euro ise ılımlı enflasyon görünümü ve Avrupa’da savunma harcamalarının artacağı beklentileriyle dolar karşısında güçlü bir tablo çiziyor.

Avrupa Merkez Bankası’ndan faiz indirimi beklentilerinin büyük ölçüde ortadan kalkması, euroyu desteklerken; Kanada, İsveç ve Avustralya gibi ülkelerde faiz artışı ihtimalinin gündeme gelmesi küresel para akımlarını dolar aleyhine çeviriyor.

Piyasa Pozisyonları Dolar Aleyhine Döndü

ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) verileri, dolar lehine oluşan kısa süreli iyimserliğin yerini yeniden kötümser pozisyonlanmaya bıraktığını gösteriyor. Nisan ayında açıklanan gümrük tarifelerinin ABD ekonomisi üzerindeki olası olumsuz etkileri, yatırımcı algısındaki bu değişimde etkili oldu.

Gözler Yeni Fed Başkanı Adaylarında

Doların kısa vadeli görünümünde en kritik başlık, Fed başkanlığına kimin atanacağı olmaya devam ediyor. Mevcut Başkan Jerome Powell’ın görev süresinin mayıs ayında sona erecek olması, piyasalardaki belirsizliği artırıyor.

Donald Trump, tercih ettiği bir aday olduğunu ima etse de henüz resmi bir açıklama yapılmış değil. Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett en güçlü adaylardan biri olarak öne çıkarken, eski Fed yöneticisi Kevin Warsh’a da ilgi gösterildiği biliniyor. Fed yöneticileri Christopher Waller ve Michelle Bowman ile BlackRock yöneticisi Rick Rieder’ın isimleri de kulislerde konuşuluyor.

Monex döviz işlemcisi Andrew Hazlett, Hassett’in atanmasının büyük ölçüde fiyatlandığını belirtirken, daha temkinli bir faiz politikası benimseyebilecek Warsh veya Waller gibi isimlerin dolar için daha olumlu bir senaryo yaratabileceğini ifade ediyor.

Bloomberg’den Temkinli Değerlendirme

Bloomberg stratejistleri, doların uzun vadeli değerine ilişkin yerleşik görüşlere temkinli yaklaşılması gerektiği uyarısında bulunuyor. Doların uzun süredir “aşırı değerli” olduğu yönündeki değerlendirmelerin, euro karşısında kalıcı bir zayıflık beklentisini beslediğine dikkat çekiliyor.

Ancak son dokuz yılda euro/dolar paritesinin altı kez gerilemiş olması, değerleme göstergelerinin her zaman fiyat hareketlerini doğru yansıtamadığını ortaya koyuyor. Öte yandan, 2025 yılı boyunca dolar endeksi gerilerken, dolar/TL kurunda yüzde 21,5’lik yükseliş kaydedilmesi küresel ve yerel piyasa dinamikleri arasındaki ayrışmayı gözler önüne seriyor.

Önceki Haber Kasım'da işsizlik oranı yüzde 8,6 olarak gerçekleşti: İşsiz sayısı 3,1 milyon oldu.
Sonraki Haber Hizmet Sektöründe Fiyatlar Yükselmeye Devam Ediyor
Benzer Haberler