Ortadoğu’da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti, küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açtı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksama, petrol ve doğal gaz fiyatlarında hızlı yükselişe neden oldu.
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki aksama, enerji arzının daralabileceği yönündeki endişeleri artırdı. Katar Enerji Bakanı Saad bin Şeride el-Kabi’nin Körfez ülkelerinin petrol ve gaz üretimini durdurmak zorunda kalabileceğine yönelik açıklamaları da piyasalardaki tedirginliği daha da artırdı.
Brent petrol Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyede
Jeopolitik risklerin tırmanmasıyla birlikte petrol fiyatlarında hızlı yükseliş yaşandı. 27 Şubat’ta Brent petrol spot piyasada yüzde 2,8 artışla 73 dolardan kapanırken, WTI tipi ham petrol yüzde 2,6 yükselişle 67,18 dolara çıktı.
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından piyasalarda biriken risk primi fiyatlara sert şekilde yansıdı. Brent petrol, 2 Mart haftasını yüzde 16,2 artışla 90,83 dolar seviyesinde tamamlayarak Ekim 2023’ten bu yana en yüksek kapanışını yaptı. Böylece Brent petrol fiyatı saldırılar öncesine kıyasla yaklaşık yüzde 24,4 yükseldi.
Aynı dönemde WTI ham petrolün varil fiyatı da yüzde 24,6 artarak 88,89 dolara ulaştı ve yaklaşık 29 ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Gaz ve kömür fiyatlarında da artış
Enerji piyasalarındaki gerilim doğal gaz fiyatlarını da etkiledi. Avrupa’nın en büyük doğal gaz ticaret noktası olan Hollanda merkezli TTF piyasasında, nisan vadeli kontratlar 27 Şubat’ta megavatsaat başına 31,96 avrodan kapanırken, 2 Mart haftasında yüzde 19,9 artışla 53,38 avroya yükseldi. Böylece doğal gaz fiyatları saldırı öncesine göre yaklaşık yüzde 70 artış gösterdi.
Kömür piyasasında da yükseliş görüldü. Asya için referans kabul edilen Newcastle kömür kontratları, ton başına 116,90 dolardan 133,80 dolara çıkarak yüzde 10’dan fazla değer kazandı.
Günlük 19,5 milyon varillik petrol akışı risk altında
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’ndaki aksama, Körfez bölgesinde günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol ve 4,5 milyon varil rafine yakıt akışının durmasına neden oldu. Bu miktar küresel günlük petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine denk geliyor.
Petrol sevkiyatındaki aksama nedeniyle üretim fazlası ham petrolün depolama tanklarında ve denizde bekleyen tankerlerde tutulmaya başlandığı belirtiliyor. Depolama kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle Irak’ın günlük 4,3 milyon varillik üretiminin önemli bir kısmını durdurmak zorunda kalabileceği ifade ediliyor.
Küresel LNG arzı da risk altında
Geçtiğimiz yıl Hürmüz Boğazı’ndan 112 milyar metreküpten fazla LNG sevkiyatı yapılmıştı. Bu miktar dünya LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor. Boğazın devre dışı kalması halinde küresel piyasaların yaklaşık 110 milyar metreküplük doğal gaz arzından mahrum kalabileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan Avrupa Birliği’nde yer altı doğal gaz depolarındaki doluluk oranının düşük seviyelerde seyretmesi de enerji güvenliği açısından endişeleri artırıyor. Verilere göre AB genelinde doğal gaz depolarının doluluk oranı yüzde 29,9 seviyesinde bulunuyor.








